BURADASINIZ

Doğum yapacağınız ortamı düzenlemek

Doğum yapacağınız ortamı düzenlemek

Her anne adayı doğumu süresince kendini özgür hissedecek bir ortamda doğurmak ister. İstediği zaman istediği şekilde durabilecek, istediği pozisyonu alabilecek, yeri geldiğinde soyunabilecek, kimsenin göz hapsinde kalmayacağı, son derece mahrem bir ortamda doğurmak ister. Telaştan, gürültüden, kurallardan uzak bir ortam. Hafif loş bir ışık hatta karanlık. Kendini güvende hissetmek ister.

Geçenlerde Brezilya’ da yaşanan bir ev doğumu videosundaki ortam beni adeta büyüledi. Belli ki akşam saatleri, her yer karanlık. Sadece minik mumlar aydınlatıyor ortamı. Ama öyle bir, iki tane mum değil,  tahmini yirmi, otuz mum. Arka planda hafif bir müzik çalıyor. Doğum ortamında doğuran kadın dışında, bebeğin babası ve doğum ekibi olarak da ebe ve doğum destekçisi doula var. Kalabalık değil. Herkes durması gereken yeri, konuşması gereken anı biliyor. Anne tamamen konsantre olmuş, bebeğini bekliyor. Bu noktada ortamın hafifliği zaten annenin daha kolay doğumuna, içine dönmesini   sağlıyor.

Rahat bir doğum için annenin kendini tamamen dışa kapatması, içine dönmesi, içgüdüsel olarak doğurması önemlidir. Doğuran hayvan ile insanı ayıran en önemli özellik budur. Doğal doğum öncüsü Fransız Dr. Michel Odent 1960’ lı yıllardan beri kadının “memelilerin yöntemi ile doğum yapması” gerektiğini söyler. Amerikalı Ebe Ina May Gaskin ise doğumda maymun olun der. Sebebi ise, insan beyninin düşünen bölümü (neokorteks) fazla uyarıldığında doğum sürecini engelleyebilir. Memelilerin doğum ortamları daha rahat, sessiz, ve karanlıktır. Bilmiyorum hiç doğuran bir kediyi izleme şansınız oldu mu? Pek de izlemenize izin vermez ya o da ayrı. Dolayısı ile insan da yani doğuran kadın da neokorteksi uyaracak aktivitelerden kaçındığı sürece doğum süreci daha rahat olacaktır. Diğer memeliler doğumları sırasında mahremiyet, rahat, sessiz ve karanlık bir ortam ararlar. Böyle bir ortam anne için de sağlanır ise uyarıcı aktivitelerden uzak kalmış olur dolayısı ile hormonlar da doğum sürecinin rahat olması yönünde salgılanmaya devam eder. Hormon demişken doğumun en temel hormonu oksitosinden bahsetmeden geçmek istemiyorum.

Bir doğuma baktığımızda, doğum hormonlarının aktif olarak salgılanarak doğumu yönettiklerini görüyoruz. Siz izin verdiğiniz takdirde, doğum anne ve bebeğinin tam olarak hazır olduğu anda kendiliğinden başlar. Bu aşamada öncelikle beyinden salgılanan oksitosin hormonu, rahimdeki kasılmaları tetikler. Belli aralıklarla salgılanan bu hormon, doğum dalgalarının aralıklı olarak gelmesini yönetir. Bu sayede dalgalar arasında anne ve bebeğinin dinlenebilmesi için süre kalır. Oksitosin hormonu gittikçe artan seviyelerde salgılanır ve doğumdan sonra da en üst seviyelerde kalır. Bu hormon, plasentadan bebeğe de geçer, hatta bebek aynı zamanda kendi hormon salgısını da yapar. Oksitosin hormonu, doğumdan sonra anne-bebek bağlanmasından da sorumludur. Son yıllarda yapılan çalışmalar oksitosin hormonunun, sevginin olduğu her yerde salgılandığını gösterir. Bu yüzden anne-bebek buluşmasında en üst seviyelere ulaşır. Oksitosin için doğal sevişme ortamı gereklidir. Yani, mahremiyet, loş ışık, gürültüsüz, sessiz ortam (belki müzik), oda ısısı normal olmalı, soğuk olmamalı, mümkün olduğu kadar ortamda az konuşma olmalı. Oksitosinin doğru ve yeterli salınımı için; sakin ve gevşemiş olmalısınız. Kendinize, bebeğinize ve bedeninize güvenmelisiniz.
Doğuma mümkün olduğunca aktif pozisyonları kullanmalısınız.
Doğumdan hemen sonra hemen (ilk yarım saat içinde) bebeğiniz ile buluşmalı ve bebeğinizi emzirmelisiniz.

Kendi doğumunuzu kolaylaştırmak için gerek duyduğunuz her şeyi yapın. Örneğin profesyonel bir destek, mahremiyet, kalabalıktan, gürültüden uzak, karanlık veya loş bir ortam, belki mum ışığı, hafif bir müzik, yağdanlıktan yayılan mis gibi bir lavanta kokusu, eşinizin sonsuz desteği, aşk, masaj, özgürce hareket, dilediğiniz pozisyonlar, arada hafif sıcaklıkta bir duş…

Nasıl bir doğum yapacağınızı kontrol edemeyebilirsiniz ama nasıl bir ortamda doğuracağınızı kontrol edebilirsiniz. Doğumunuzu etkili ve unutulmaz kılan yalnızca doğum yeri değildir, yani doğumunuz için keyifli, güvenli ortamı sadece evde hazırlamak zorunda değilsiniz. Hastane odanızda da hayalinizdeki doğum ortamını hazırlayabilirsiniz.


İLGİLİ YAZILAR

BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA