Doğumu planlama tuzağı

Şimdi birkaç sene öncesine belki de birkaç ay öncesine dönelim. Nikah töreniniz veya düğün davetinizi anımsayın. Nasıl da titizlikle, özenle planladınız. Törenin yada davetin başlangıcından sonuna kadar her türlü detayı düşündünüz, organize ettiniz. Peki, şimdi soruyorum: her şey tam da planladığınız gibi olmuş muydu? Mutlaka düşünmediğiniz, planlamadığınız şeyler ortaya çıkmıştır. İşte doğum da böyle bir olaydır. Bir doğumun planlanabileceği düşüncesi yanlıştır. Doğum süreci ve doğum planlamaya uygun olaylar değildirler. Sizin doğum ile ilgili bir hayaliniz olabilir ama sonra doğa ana sizi şaşırtabilir, dikkat edin. 

Ben kurslarımda anne ve baba adaylarını doğumları planlamaları için teşvik etmem. İlk doulalığa başladığım zamanlarda doğum planı hakkında daha farklı düşünüyordum, ama seneler geçtikçe kazandığım tecrübe ve algı ile doğum planı yapmak konusundaki görüşlerim değişti. Doğumunuzu planlayamazsınız. Doğumun ne zaman ne şekilde başlayacağını bilemezsiniz. Doğumun nasıl ilerleyeceğini bilemezsiniz. Hatta yapılan en büyük hata, doğum planı (yada birth plan) kapsamında bir takım bilgileri alıp, kendi doğum planınız gibi doğum planı yazmaktır. Herkese özgü bir plan yoktur, olamaz.

Genelde anne adayları doğumun bilinmezliği içinde olduklarından dolayı yaşadıkları korku ve endişe sebebi ile doğumlarını planlıyorlar. Doğumdan korkmak çok normaldir, hele ki bu sizin ilk doğumunuz ise. Bilmediğiniz bir süreç. Aslında genelde doğumdan değil de, doğum ağrıları ile baş edememekten korkar kadınlar. Ağrının hissiyatı ve ağrı ile nasıl baş edileceğini bilmezlik duygusu korku ve endişeyi getirir. Bu da doğum öncesinde bir takım hazırlıklar içinde planlama yapmaya yöneltir sizleri. Halbuki doğuma hazırlanmak, doğumu anlamak, doğum hakkında bilgi edinmek en temel esastır. Doğum planı yazmak yerine, doktorunuzun ve doğum yapacağınız hastanenin genel uygulamaları hakkında bilgi sahibi edinebilirsiniz. Bu doğrultuda aldığınız bilgiler ışığında siz doğuma hazırlanırken istedikleriniz ve istemedikleriniz doğum tercihlerinizi oluşturur. Doğum tercihleriniz size elbette bir yarar sağlar ama gene de her zaman başka bir olasılığın olacağını da unutmamak gerekir. Tıbbi olarak bir gereklilik olmadığı sürece tercih ettiğiniz doğum ve doğum sonrasını yaşamak her annenin ve her bebeğin hakkıdır. Doktorunuz ile konuşurken isteklerinizin, doktorunuzun rutin uygulamaları ile örtüşüp örtüşmediğini görmeniz gerekir.

Şöyle düşünelim, size göre harika ve detaylı bir doğum planı hazırladınız. Hem doktorunuzun ve hastanenin rutin prosedürlerini öğrenmeden hem de doğuma hazırlanmadan… Doğuma girdiniz, çıktınız. Hiçbir şey sizin planladığınız gibi gitmedi ve yaşadığınız hayal kırıklığı ile evinize döndünüz. Kendinizi nasıl hissederdiniz? Üzgün, kırgın, mutsuz değil mi?

Doğuma hazırlık eğitimlerimin en temel esası doğumu planlamaya yönelik değildir. Hatta amaç belli bir doğum sonucunu elde etmeye yönelik hazırlık da değildir. Her annenin içgüdüsel olarak doğum yapmaları için farkındalık kazanmaları önemlidir. Aslında doğuma hazırlanmak ebevenyliğe hazırlanmaktır. Ve doğa ana ne yaparsa yapsın, o annenin doğumundan çoşkulu, mutlu çıkmasıdır esas olan.

Elbette kendinize uygun olan doğum şeklini tercih edeceksiniz; ister vajinal, ister sezaryen, ister suda doğum belki de evde doğum. Gözünüzü kapadığınızda hayalinizde mutlaka bir doğum belirecektir. Hiç ilaç kullanmak istemeyeceksiniz, en önemlisi de bebeğiniz ile ten teması isteyeceksiniz. Hatta rahim ağzına atılan kesi yani epizyo istemeyeceksiniz ama doğum öyle bir ilerleyecek ki, doktorunuzun size epizyo yapması gerekecek. Bir gebem vardı, şimdi çok tatlı bir anne oldu. Hamileliğinin ikinci trimestirinde gittiği doktorunun ona epizyo ile ilgili yaptığı bir yorumu sonrasında doktorunu değiştirmeye karar verdi. Son derece doğal doğumdan yana olan bir doktor ile devam etti. Ama ne oldu biliyor musunuz? Doğumda genel rutini epizyo yapmak olmayan doktorumuz epizyo yapmak zorunda kaldı. Doğa ana bizi şaşırttı. Çünkü öyle gerekiyordu. Ama bu doğumdan anne gayet mutlu ve çoşkulu çıktı. Tüm mesele de bu zaten.

Pam England’ ın çok sevdiğim biz sözü vardır: “Doğum, siz doğum planlarınızı yazmakla meşgul olduğunuz sırada olan şeydir.” Evet, doğum da aynı yaşam gibidir. Şu an geçtikten sonra neler olacağını bilemeyiz. Neler başımıza gelecek, neler yaşayacağız bilmiyoruz. Doğumumuzun da nasıl olacağını bilmiyoruz. Uzun lafın kısası doğumunuzu oturduğunuz yerden planlayamazsınız ama doğuma hazırlanabilirsiniz. Zaten doğuma hazırlandığınız zaman, başınıza ne gelirse gelsin, doğa ana size nasıl bir doğum sunarsa sunsun, bunu kabulleniyorsunuz. Doğumu anlamak, doğuma hazırlanmak, rutin prosedürleri bilmek, istediklerinizi ve istemediklerinizi fark etmek ve bu doğrultuda talep etmek son derece önemlidir. 

Bu yazım Annelik Sanatı Dergisi Eylül 2016 sayısında yayınlanmıştır.


İLGİLİ YAZILAR

BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA