BURADASINIZ

Melis ve Selim Ali’ nin doğum hikayesi

Melis ve Selim Ali’ nin doğum hikayesi

Melis ile daha önceden tanışıyorsunuz, kızı Defne Ayşe’ nin doğum hikayesini biz kadınlara örnek olması açısından paylaşmıştı. Kızının doğumundan tam 19 ay sonra oğlu Selim Ali’ ye gene hayalindeki doğumla kavuştu. Bizlere oğlu ile kavuştuğu doğum hikayesini yazdı. Melis’ in sizler için bir de güzel bir mesajı var:

Her anne adayına tavsiyem kendinize güvenin, size hayalleriniz yolunda destek olabilecek insanları bulun ve sonuç ne olursa olsun evladınızla birlikte sağlıklıysanız başarmışsınız anlamına geldiğini hep kendinize hatırlatın.

Selim Ali’ nin doğum hikayesi

selimaliBen Melis. Canım kızım Defne Ayşe’nin doğumu için sizinle yollarımız kesişmişti. Canım kızımdan 19 ay sonra dünyaya gelen canım oğlumun doğum hikayesini paylaşacağım sizinle. Niyetim bu yolda bulunan bütün kadınlara elimden geldiğince destek olmak. İlk hamileliğimden çok farklı geçtiği için ikinci çocuğumun karakterinin de doğumumda farklı olacağını hissetmiştim.

Nişan kardeşindeki gibi bir günde bitmeyince de, doğumun biraz daha uzun süreceğini anlamıştım. Her şey daha bilinçli ve daha ağır gerçekleşti oğlumun doğumunda.  Çünkü hep öyle dua etmiştim. Her şeyi anı anına yaşamak istiyordum. Kontrole gittiğimizde 3 cm açıklık vardı ama başı aşağıya tam yerleşmemişti. Ne olacağı belli olmaz dedi doktorum. Defnedeki gibi uzunca yürüyüşler yapıp bolca hareket edemediğim içindir diye düşündük hep. O gün yağmura rağmen yürüyüş yaptım. Evde pilates topuyla ağrılarımı rahatlatmaya çalışıp durdum. Anladım geleceğini ve sana yardımcı olabilecek hareketliliği sağlamaya çalıştım. Düzensiz de olsa kasılmalar geliyordu. Eşim geldikten sonra biraz daha düzene girdiler. Biricik hemşirem Deniz’ i aradık o da doktorumuzu aradı. İkinci doğum bu, hızlanabilir dediği için gittik hastaneye. Kasılmalara bakıldı, açıklığa bakıldı, evet sonuç belli bu gece ya da yarın sabaha doğru doğum olacağı kesindi. Ve başladık tanıdık olduğumuz maratona. Herkes bir öncekinden tecrübeli tabi. Kasılmam geldi mi kimse bana sataşmıyor. Bittiğinde ise esprilere, sohbetlere devam ediyorduk. Tabi şiddetleri arttıkça bende şekilden şekillere girmeye başladım. Deniz hemşiremin uyarısıyla havuzu kurduk. Bu sefer nedense ara ara havuzdan çıkma gerekliliğini erteleyip durdum. Evet, bu durumda doğumu uzatmış oldum ama nedense Defne’ ye göre daha çok kasılmaları hissediyordum. Bu sebeple suyun her nimetinden faydalanmak istedim. Saatler ilerliyordu. açılma çok çabuk tamamlanmıştı ama kafayı tam yerleştirememiştik. Hatta doktorum da geldi. Kontrol etti. Kafanın önünde su kesen ile bir baloncuk gibi toplandığını söyledi. Keseyi açalım, rahatla dedi ama ben o can havliyle düşüneceğim deyip azarlayıp gönderdim sanırım. Hiç müdahale etsinler istemiyordum çünkü. Gerçi onlarda sağ olsunlar en doğaldan yana olabilmem için her fırsatı tanıdılar bana. Fakat iki saat daha çok şiddetli kasılma çekmeme rağmen bir ilerleme olmayınca, ıkınmaya gücümün kalmayacağını düşünmeye başladım. Defne’ den daha uzun sürecek gibiydi. Her muayenede kesenin kalınlığını dokunulduğunda hissedebiliyordum. O an karar verdim bazen müdahalenin de faydası olabilirdi. Her işi tamimiyle doğalıyla yapacağım derken kendimi harap etmeme gerek yoktu. Sonuçta ne bir serum takılmış, ne sürekli nst’ ye maruz kalmış, ne de suni sancı almıştım. Tamam dedim yapalım 2-3 saat daha direndikten sonra. Kesem açılırken bile kalınlığını hissetmiştim ama yoğun duygusallıktan olsa gerek işlemi yaptığı andan itibaren pişman oldum. Çünkü doğumun akışı bozuldu. Artık kasılmamın ne zaman gelip gittiğini çözemez oldum. Oğlum çok hızla baskı yapar oldu ve işin garibi Defne’ deki gibi kendimden geçmiş değildim. Aklım yerinde ve de çok iyi hissediyordum her adımı. Evet, işte bu yüzden bu doğum daha zor geçti diyebilirim. Birazda oğlumun kafasının genişliği. Sonra çözemediğim ve bitmeyen kasılmalara bir son vermek adına kafanın baskısını iyice hissettiğim ve de elimle yerini anladığım gibi başladım ıkınmaya. Çok kararlı bir şekilde zorladım kendimi. Şuan yazarken bile o anı hissedebiliyorum. Kafanın çıkışını sağladım.  O an bir rahatlama oldu. Biraz daha ıkın çıktı kafası diyorlar ama o an hiç gücüm kalmadığını fark ettim. Sonra bir gayret daha ve kucağımdaydın. Ağlıyordun tabi. Bu sürecin hızlanmış olmasından sende korkmuşsun gibi hissettim. Sarıldım biraz kaldık beraber. Sonra üzerini örttüler. Vermek istemedim. Emzirmek istedim ama sakinleşecek gibi değildin. Bekledikten sonra kordonunu ben kestim. Anne der gibi ağlıyordun. Yine ne bir yırtılma ne de bir dikiş. İkimizde sağlıkla başarmıştık canım oğlum. Çok mutlu ettin bizi çok.

sudadogumAnladım ki doğum anında duygularımız çok karışık. Belki kesemi açmasaydık daha da çok yorulacak ve ıkınacak gücüm kalmayacaktı ya da oğlumda çok yorulacaktı. Ve belki de kesemi açtık diye bu kadar çok zorlandık. Ne olursa olsun normal doğumdan sonra ayağa kalkabilmenin, kendi işlerini kendin halledebilmenin, evladını kucağına rahatlıkla alabilmenin lüksü bir başka tabi. Hep aklımda kalacak keşke yapmasaydık diye ama ne olursa olsun sağlıkla ve de sıhhatle doğmuş oldu.

defneHer iki çocuğumu da özgürce, kendi seçimlerimle doğurabilmiş olmama imkan tanıyan doktorum ve hemşirem harika bir ekipler. Canım kardeşim, sorgusuz sualsiz her halimden anlayıp hep yanımda oldu. Ve tabi ki eşim, en çok zorlanan o olsa da gönlüme göre olana destek verdi. Doğal dedim tamam dedi, normal dedim tamam dedi, suda dedim tamam dedi. Allah bana gönlüme göre en hayırlılarını nasip eyledi.

Her anne adayına tavsiyem kendinize güvenin, size hayalleriniz yolunda destek olabilecek insanları bulun ve sonuç ne olursa olsun evladınızla birlikte sağlıklıysanız başarmışsınız anlamına geldiğini hep kendinize hatırlatın.


BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA