Bebeğinizin ilk saatleri

Yenidoğan bebeğinize doğar doğmaz hastanede uygulanacak olan rutinlerini biliyor musunuz? Size yenidoğan rutin kontrollerinden bahsedeyim biraz…

Bebeğiniz doğar doğmaz kordonundaki atım durduktan sonra kordon klampe edilip, kesilir. Kordon kesildiği andan itibaren bebeğin o ana kadar anneye bağımlı olan kan dolaşımında değişiklikler başlar. Kordon kesildikten sonra, artık akciğerler solunum fonksiyonunu üstlenir.

Doğumdan sonraki 1. ve 5. dakikalarda olmak üzere yenidoğan bebek apgar skoru adı verilen bir skorla değerlendirilir. Apgar, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir. Yenidoğanın kalp hızı, soluması, kas tonusu, refleksleri ve cilt rengi gibi çeşitli durumlarını yansıtan sayıların toplamıdır.  Skoru 7-10 arasındaki bebekler normaldir. Düşük apgarlı bebeklerin doğum sonrası biraz daha sıkı takibi gerekebilir.

Anne ve bebek kimliklendirme yapılmadan birbirinden ayrılmamalıdır. Bebeği tanıtan bir bileklik, eline ya da ayağına takılır. Hastanelerde, anne ve bebeğin bileğine takılan kol bantları kullanılmaktadır. Diğer bir kimliklendirme, bebeğin ayak izinin alınmasıdır. Bebeğiniz doğduktan sonra bebek bakım odasına götürülür ve burada ayak izi alınır. Ayaktaki izler, ele göre daha belirgin olduğu ve daha kolay alındığı için tercih edilir. Ama ayak izi de ayrık olmadığı için değerlendirmede sıkıntı yaşanabilir. Bu nedenle kol bantlarınız çok önemlidir.

Bebeğinizin gözlerinde oluşacak herhangi bir göz enfeksiyonunu önlemek için antiseptik göz damlası damlatılır.

Doğumdan sonra her bebeğe kendi henüz üretemediği ve anne sütünde de olmadığı için rutin olarak K vitamini iğnesi yapılır. Bu iğne enjeksiyon şeklinde kasa uygulanır.
K vitamini yeni doğan bebeği olası kanamalara karşı korur. K vitamini aşısı enjeksiyon yerine ağızdan damla şeklinde de uygulanabilir ancak hastanenizde bu tip bir uygulama olup olmadığını önceden öğrenmeniz veya bu damlayı kendiniz temin etmeniz gerekebilir.

Yenidoğan bebeğiniz bakım odasına alınarak artık sizden ayrılır. Kilosu, boyu ve baş çevresi ölçülüp dosyasına kaydedilir. Hepatit B aşısının ilk dozu yapılır. Doğum sonrası her bebeğe yapılan diğer bir uygulama da Hepatit B aşısıdır. Annede Hepatit B taşıyıcılığı varsa, bebeğe ek olarak, koruyucu antikor içeren bir ilaç da uygulanır. Eğer Hepatit B taşıyıcıysanız, konu doktorunuzun takibindedir ama siz gene de hastane personelini de bilgilendiriniz.

Yenidoğan bebek, annede kan yoluyla bulaşan ( hepatit B, hepatit C, AIDS vb.) bir hastalık yoksa normal şartlarda yıkanmaz, hızlıca kurulanması yeterlidir. Ama bazı hastaneler bebeği her koşulda yıkamayı tercih etmektedir. Bebeğin vücudunda verniks adı verilen beyaz, yağlı bir tabaka vardır. Bu anne karnında bebeği koruyan tabakadır. Doğumdan sonra yıkanmaması, bebeğin cildi tarafından emilmesi önerilir.

Bahsettiğim tüm bunlar genel hastane rutinleridir. Sizler gene de doktorunuz ile konuşarak hatta doğum yapacağınız hastanenin yenidoğan bölümünü ziyaret ederek tüm bu süreç hakkında bilgi alabilirsiniz.

Bazı rutinlerin sizin yanınızda uygulanması, bebeğinizin sizden ayrılmaması sizin seçiminizdedir. Biliyorsunuz her zaman söylüyorum, doğumdan sonra ten tene temas hem sizin için hem de bebeğiniz için çok önemlidir. Doktorunuzdan doğumdan hemen sonra, tıbbi acil bir sorun yoksa bebeğinizin doğrudan kucağınıza verilmesini ve ilk kontrollerinin de orada yapılmasını talep edebilirsiniz. Bakım adı altında başka bir odaya götürülmesi yerine mümkün olan en uzun süre kendi göğsünüzde kalmasını ve ilk emzirmenin de orada gerçekleşmesini isteyebilirsiniz. Bunu yaptığınızda bebeğinizin kendiliğinden memeyi bulduğunu ve emmeye başladığını göreceksiniz. Yeter ki talep edin ve bebeğinize bu yeteneğini göstermesi için fırsat ve süre tanıyın.

Rutin olarak anne ile bebeğin birbirlerinden ayrılmasının birçok risk içerdiği tespit edilen çalışmada ten tene yapılan doğumlarda;

Annenin,

  • 3. günde meme angorjmanı/ağrısının daha az olduğu
  • 3. günde daha az anksiyete (kaygı-korku hali) yaşadığı

 

Bebeğin,

  • İlk emzirmede daha etkili emdiği
  • 12 kat daha az ağladığı
  • Kalp atışı, solunum ve vücut ısısının daha sabit olduğu
  • Kan şekerinde anlamlı bir yükseklik olduğu görülmüş.

Ten tene temasın faydası o kadar nettir ki, Dünya Sağlık Örgütü 2003’den beri bebeğin kilosu, gebelik haftası, doğum şekli, klinik durumu ne olursa olsun tüm yenidoğanların ten tene temas bakımı almalarını önermektedir.

Bu yazım HT Hayat Köşem’ de yayınlanmıştır.


İLGİLİ YAZILAR

BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA