BURADASINIZ

Çocuk İstismarına Karşı Ebeveyn Bilinçlendirme Sem...

Çocuk İstismarına Karşı Ebeveyn Bilinçlendirme Semineri

Dün yani 8 Eylül 2013 günü Fikirdenk.com ‘dan Sena Baran’ın fikir anneliğini üstlendiği, Unnado veİnternet Anneleri’ nin de destek verdiği bu seminere katıldım. Seminer konusu itibari ile oldukça faydalı idi. Dinledikçe, tüylerim ürperdi, adeta kanım dondu. Kızıma aikido dersi aldırmak bile iyi fikir, hatta evde eğitim bile düşünülebilir :)

Çocuklarımıza bu konu için verilecek en güzel mesaj:  “Sen değerlisin, senin bedenin değerli”

Konuşmacılar, Uzman Psikolog Pınar Mermer, Avukat Ebru Ayan ve Avukat Seray Uysal.

Çocuk istismarının psikolojik bölümüne soru ile giriş yaptık. Uzman Psikolog Pınar Mermer “Kaçınızın evinde siz küçükken cinselliğin “c” si konuşulurdu? “ sorusunu sordu. Çok az kişi el kaldırdı maalesef. Pınar Mermer sıra ile şu konulara değindi:

Cinsel eğitim kaç yaşında ve nasıl verilmeye başlanmalı?
Cinsel istismar nedir?
Cinsel istismara uğrayan çocuklar nasıl anlaşılır?
Cinsel istismarı kimler yapabilir?
Cinsel istismardan çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?

Öncelikle çocuklarda cinsel eğitim çok önemli, ne zaman başlayabiliriz. Aslında tuvalet alışkanlığı edinmeye başladığı zaman, doğru zaman. Burada önemli olan noktalardan birisi, çocuk tuvalet alışkanlığı ile birlikte cinsel organını keşfediyor. Daha fazla merak ediyor, daha çok ellemeye çalışıyor. Hatta 5-6 aylık bebekler bile alt değişimi sırasında cinsel bölgelerine dokunma sırasında bilinçaltı için bir kayıt yaratıyor. Sürekli elleme durumu karşısında yapılacak en doğru davranış, “sakın elleme”dememek. Bırakın keşfetsin ama önemli olan, herkesin ortasında yapmasan daha iyi olur, sen değerlisin, senin bedenin değerli. Bunu insanların ortasında değil de istersen kendi odanda yapabilirsin demek doğru hareket.

Biraz daha büyüdükçe (3 yaş döneminde), “ben nereden geldim?” soruları ile karşılaşmaya başlayabilirsiniz. Çocuklar 3-5 yaş civarında  yaşıtları ile beraber bedenlerini keşfetme, farklılıklarını görme dönemi geldiğinde sorularına açık, net, kısa ve yaşına uygun cevaplar verilmesi gerekiyor. En önemli ve ilk dikkat edilecek unsur her ne sorarsa, ne olursa olsun anne-babasıyla açıkça konuşabileceğini bilmesi. Ne zaman kafanda bir soru olur ise bana sorabilirsin şeklinde yaklaşmalısınız. Ayrıca vereceğimiz cevapların kaygı içermeyen bir ifade ve iletişim seviyesinde olması, bedenini tanımasının normal olduğunu vurgulayan ve kafa karışıklığına yer vermeyecek net bilgiler içermesi çok önemli. Cinsellik bir tabu olmamalı. Ayrıca sormadığı sorunun cevabını vermeye gerek yok.

Çocuklarda cinsellik konusunda eğitim için bazı kitap kaynakları önerdi Pınar Mermer. Sizler ile paylaşıyorum. Yerli kaynaklar Epsilon yayınevine ait.

onerilenkitaplar

Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren kötü dokunma- iyi dokunma kavramını , içeriğini ve farkını çocuklarımıza anlatmak. Kötü dokunma ve iyi dokunmanın farkını öğrenmiş ve anlayabilen bir çocuk ailesine güven duyuyor ve iletişimi kesintiye uğramadan aktarabiliyorsa, istismarın önündeki en büyük engel kalkmış oluyor. Kötü dokunmayı; ” Birisi seni hırpalarsa, sıkarsa, canını yakar ve istemediğin yerlerine, özel bölgelerine dokunursa ” şeklinde tarif edebiliyoruz. “ Tuvalete gideceğin zaman sana isimleriyle yardım edebilir. Yine de rahatsız olduğun, sana yapılmasından hoşlanmadığın bir şey olursa bana anlat “. diyerek rahatlatmamız gerekiyor. Her zaman bana her şeyi anlatabilirsin mesajı da burada çok önemli. Ne yaşarsa yaşasın ailesine gelebileceğini bilecek şekilde çocuklarımıza güven vermemiz çok önemli. Bu bilinçlenmeye 2 yaş ve sonrasında başlayabiliriz.

Maalesef çocuk istismarı diye can sıkıcı bir konu var.

İstismarın kapsamına çocuklara uygulanan her türlü taciz, şiddet, bedenen ve ruhen müdahale giriyor. Çocuklara bu istismarı yetişkinler ve diğer çocuklar uygulayabilir. Büyüme çağındaki iki çocuğun aralarında yaş farkı olması, yaşı büyük olan çocuğun kendi negatif deneyimlerini diğer çocuğa uygulama isteği bile istismar kapsamına giriyor. Bu durum çocukları daha çok tehlikeye açık hale getiriyor. Çocukların cinsel istismardan korunabilmesi için de ebeveynlerin alabileceği pek çok tedbir var.

– Çocuğun yaşının üstünde cinsel donanıma, bilgiye sahip olup olmadığını kontrol etmek,

– Teknoloji ve internetle olan ilişkilerinin sınırlarını belirlemek,

– Günlük yaşamında birden ortaya çıkan ani duygusal ve bedenen sinyallere karşı dikkatli olmak,

– Bedeninin ona özel olduğunu anlatmak ve güvenliği için onunla açık iletişim kurmak,

– Cinselliği konuşurken çocukları sıkmadan, tabu olduğunu düşündürmeden anlatmak, endişe verici bir tavır içine girmemek

İstismara maruz kalmış çocuklar sinyallerini vermeye bazen hemen, bazen belli bir süre geçtikten sonra başlıyor. İstismarı yaşadığı zamanki travma; travma tepkisi diye tarif edilen ve boşanma, ölüm, doğal afet, hastalık gibi büyük olaylarda verilen tepkilere benzeyecek bir sinyal aslında. Her gördüğümüz ve dikkatimizi çeken sinyalin çocuk istismarını işaret etmesi gerekmiyor. Ancak tedbirli olmanın güvenlik açısından büyük önemi var. Sinyallerden emin değilsek ya da doğru okuyamadığımızı düşünüyorsak bir uzmandan yardım almak çok yerinde bir adım olabilir.

Alt ıslatmaya başlama, uyku bozuklukları, çığlıklarla uyanmak, tırnak yeme, kabuslar, yetişkinleri görmek istememek, başka biri gibi davranma, hırsızlık, anne babaya düşmanlık (korunmadığına inandığı için) okuldan kaçmak, nedensiz ve ani ağrılar, vücutta lekeler, morluklar, idrar yolları enfeksiyonu gibi pek çok dikkat çekici sinyalin doğru algılanması ve takip edilmesi gerekiyor. Çocuklardaki ses tonlamaları, mimikler, oyun oynarken kurduğu replikler, oyuncaklarına isim vererek ve hayali oyunlar kurarak anlatmaya çalıştıkları, taklit vb. gibi unsurlar bizler için birer ipucu aslında. Terapistler ve psikoloji alanında çalışan uzmanlar istismara uğramış çocukları incelerken oyun terapisinden faydalanıyor. Çünkü çocuklar oyun esnasında gerçek kimliklerinden taşıdıkları izlerle, soru-cevap ve tepkiler yoluyla başlarına gelenleri daha kolay anlatabiliyor.

Travmaya uğramış çocuklarda aile içi istismarın sıralamada ikinci olması travmanın boyutlarını arttırıyor. Anne-babadan korunma ve güven talep ederken travmanın kaynağı olarak onları gören çocuklar içe kapanıyor, iletişimi kesiyor. Tehdit, korkutma gibi unsurlar da işin içine girince istismarın failini korumaya bile yönelebiliyorlar. “Çocuklarının istismara uğradığını gören ancak bunu örtbas etmeye niyetli ebeveynlerin geçmişlerinde bu konu ile  ilgili sağlıklı olmayan bir başka travma olması çok muhtemeldir.” diyor  Pınar Mermer. Bu yüzden istismarın boyutları giderek artıyor.

Nasıl anlarız konusuna biraz daha değinecek olursak, oyun terapisi en güzel yöntemlerden birisi. Çizdiği resimleri incelemek gerekli. Çocuğunuzun yaptığı resimleri inceliyor musunuz diye sordu burada Pınar. Eğer büyük bir cinsel organ çizdi ise, konunun üzerine gitmekte fayda var. Bebek/Barbie lere seks yaptırabilir. Ani silkinmeleri, sıçramaları oluyor ise dikkatli olun, incelemeye alın. TV de bir öpüşme sahnesi gördü ise eğer, sahnenin devamı için detaylı öngörüde bulunuyorsa incelemeye alın. Cinsel bölgede kızarıklık, kaşıntı, yara, idrar yolu enfeksiyonu, üstünü çıkaramama gibi belirtiler de vardır.

İstismara uğramış bir çocuk ile yakın ilişki kuramazsınız. Burada en çok anne/baba olma kapasitenizi etkiler. Annenin veya babanın geçmiş deneyimlerinde oluşturduğu kaygı çocuğa geçer. Burada hep birlikte Ayşe Arman’ ın yazdığı röportaj üzerinde konuştuk. Oradaki anne, bildiği halde aslında çocuğunu babası ve üvey oğlu ile tatile gönderdi. Pınar Mermer şöyle açıkladı, eğer siz de anne/baba olarak geçmiş deneyimlerinizde travmalı bir dönem geçirdiyseniz çocuğunuz için sağlıklı adım atamazsınız.

Beni en çok etkileyen mesaj ise, bu gibi travmalı durumlarda beyin şalterini kapatıyor, hatırlamıyor ancak “BEDEN UNUTMUYOR!” Bir şekilde bazı ortamlarda hatırlatıyor.

Konu ile ilgili kısa ama önemli notlarım:

Çocuğunuz ne söyler ise ona İNANIN. Çocuklar bu konuda asla yalan söylemez.

Çocuğunuz okuldan geldiğinde ona muhakkak canını sıkan bir şey olup, olmadığını sorun.

Teknolojinin ne kadarı zararlı ne kadarı faydalı kontrol etmek güçleşiyor, teknoloji kullanımını kontrol edin.

Kötü dokunma- iyi dokunma kavramını , içeriğini ve farkını çocuklarımıza anlatmak. Kötü dokunma ve iyi dokunmanın farkını öğrenmiş ve anlayabilen bir çocuk ailesine güven duyuyor ve iletişimi kesintiye uğramadan aktarabiliyorsa, istismarın önündeki en büyük engel kalkmış oluyor. Kötü dokunmayı; ” Birisi seni hırpalarsa, sıkarsa, canını yakar ve istemediğin yerlerine, özel bölgelerine dokunursa ” şeklinde tarif edebiliyoruz. “ Tuvalete gideceğin zaman sana isimleriyle yardım edebilir. Yine de rahatsız olduğun, sana yapılmasından hoşlanmadığın bir şey olursa bana anlat “. diyerek rahatlatmamız gerekiyor.

Bahsi geçen kişilere karşı hemen hareket etmeyin, çünkü çocuğunuzu tehdit etmiştir. Ayrıca bu davranış anne yada babasından geldi ise onları korumak adına da sessiz kalabilir.

Çocuğunuza güvende olduğunu hissettirmek çok önemli.

İstismara uğramış kişi kendini çaresiz, hayati tehlikede hisseder. Yoğun suçluluk hissi, ben değersizim hissi hisseder. 
Özellikle bu kişilerde yeme bozuklukları görülmüştür. Ya obez olurlar, ya da hiç yemek yemezler ya da yemek yer ve hemen yediklerini çıkarırlar. Aslında amaç çocuk bedende kalmaktır. Kişi kadın olmak istemez, bedeninin sınırlarının dışına çıkmak istemez. Bu nedenle vücuduna girenleri çıkartır. Ya cinsellikten tamamen uzaklaşır ya da çok cinsellikten hoşlanır.

Seminerin ikinci bölümünde Avukat Seray Uysal ve Avukat Ebru Arayan, çocuklara karşı yapılan saldırının kapsamı çok geniş olduğu için “cinsel istismar” kavramının kullanılmasının önemine dikkat çektiler.  Hukuki anlamda cinsel istismar; suç sınıfına giren her türlü müdahaleye deniyor. Dünyanın çeşitli coğrafyalarına göre; cinsel istismarın hangi koşullarda suç sayıldığı çeşitlilik gösteriyor. Türkiye’de 0-15 yaş grubuna her türlü cinsel müdahale suç kapsamında. 15-18 yaş aralığında kanunlar karşısında cebir, tehdit unsuru olup olmadığına bakılıyor ve iradeyi sakatlayan bir durum olup olmadığı kontrol ediliyor. Hukukun ve yaşanılan travmanın farklı yorumlara maruz kalması kamuoyu vicdanını tatmin etmese de, kanunlar suçun tespit edilmesi için aranılan koşulların varlığının ispatını istiyor. Burada kastedilen suç; cinsel arzu tatmini için çocukların kasten kullanılması diye tabir ediliyor. Verilen cezalar suçun boyutuna göre 3 yıldan 15 yıla kadar değişiyor. Sürenin belirlenmesinde ağırlaştırılmış sebeplerin olup olmadığına bakılıyor. Mesela suçun aile üyeleri tarafından, yakın akrabalarca işlenmiş olması ağırlaştırılmış sebep sayılıyor. Suçun sonunda bedenen ve ruhen sağlığın bozulmuş olup olmadığı inceleniyor.

İnsan bunları dinlerken şöyle düşünüyor: Bedenin ve ruhen sağlığın bozukluğunu ispat etmek için onlarca sorgulamaya, görüşmeye maruz kalmak da bir başka travma değil mi?

Sağlık kontrolleri sebebiyle travmanın şiddeti artmıyor mu? Zorla istismara uğramış bir beden bir kez daha travma ile sarsılmıyor mu? Vicdanı duygular ne olursa olsun, suçun tespiti için kanun bu kontrolleri zorunlu kılıyor.

İstismarın varlığının tespiti halinde; çocuklara bu konuları onları sorgulamadan, baskı yapmadan sormalı ve dinlemeliyiz. Hukuka başvurmanın ilk adımı Cumhuriyet savcılıklarına, karakollara dilekçe ile şikayette bulunmak. İstismarcıya karşı direkt müdahale etmek istismar mağduru için daha travmatik olabilir. Genelde bu çocuklar tehdit edilmiş, korkutulmuş ve saklaması için baskı görmüş olabilir. Bu durumda istismarı uygulayanı korumaya ve olayı ört bas etmeye çalışabilir. Her türlü adli ve psikolojik yardım için Adli Yardım Hizmet Numaralarını arayabilmek mümkün. İstismarın kontrolü için yapılan sağlık taramalarında durumun varlığını tespit eden eczacı, doktor, hemşire, sağlık görevlisi, ilk yardım ekibinin suçu bildirme zorunluluğu ve cezai yaptırımı var. Hukukun işleyebilmesi için ailelerin de yasal birimlere doğru bilgi vermesi ve işbirliği yapması gerekiyor. Maalesef ülkemizde böyle travmatik suçlar için tespit edilmiş kısıtlı cezalar ve uzun yıllar süren inceleme ve yargılama süreçleri mağduriyeti arttırıyor.

Yeni yasa tasarısında bu başlıkların yeniden değerlendirildiği ve kanunlarda değişiklik yapılmasının gündemde olduğunu öğreniyoruz. Hiçbir çocuğun böyle büyük bir travmaya maruz kalması kabul edebileceğimiz bir şey olmasa da, sonuçları için daha somut ve önleyici tedbirlerin alınmasını bekliyoruz.


Seminer için emek veren, destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum. Bu tür seminerler insanda farkındalık yaratıyor, insanı bilinçlendiriyor. O yüzden sizde lütfen bu okuduklarınızı tüm çevreniz ile paylaşın.


İLGİLİ YAZILAR

BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA