Anaokulu seçimi denen şey…

 

Kızım Derin 1 Ekim itibari ile üç yaşında olacak. Artık okul zamanı geldi, hatta şimdiden uygun bir okul bulursam vereceğim. Okula adapte olması açısından şimdilik her gün (beş gün) yarım gün vereceğim. İlerleyen zamanda duruma göre tam güne çevirebilirim. Bakalım, kısmet… İlk defa anaokulu ziyareti yapacağım, endişeliyim. İyi olup olmadığını anlayabilecek miyim onu bile bilmiyorum.  Temizlik, özen, güvenlik tabi ki ilk kriterlerim arasında ama daha nelere detaylı bakmalıyım çok çömezim. Kendime kendime konu konuyu açınca, okulu gezince herhalde anlarım dedim ve yola koyuldum. Ama gitmeden önce Arkadaşım Müge (Nam-ı değer Hamile ve Anne Müge) nin HT Hayat okuyucuları ile paylaştığı yazıdaki kriteleri de defterime not ettim çıkar ayak. Yazının detayına buradan ulaşabilirsiniz, ben tek tek alıntı yaparak eklemler yapacağım.

Okul bizim evin iki sokak yukarısında, yürüyerek beş dakika.  Bahçe içinde katlı bir bina. Kapıya geldim, zili çaldım, kapı içerden otomatik açıldı ve girdim. Kapıda beni oldukça genç güler yüzlü psikolog olduğunu söylen bir bayan karşıladı. Girer girmez ayağıma galoş giydim, içeri geçtim. Başladık sohbete… İçeri girer girmez ilk dikkatimi çeken aylık yemek listesi oldu. İçimden “eyvah Derin aç kaldı şimdiden” dedim. Derin genelde yemek seçer hoş okula başlayınca toplu psikolojisi ona her türlü yemeği belki yedirtir ama menü genelde tavuk yemeği ağırlıkta idi. Biz ailecek tavuk yemiyoruz, tavuk yemeğinin yanında muhakkak pilav-makarna yada başka bir şey var ama. Bir okul menüsünde bu kadar çok hormonlu gıda olmasından hoşlanmadım. Genelde mevsim sebzelerini tercih etmelerine rağmen bu konu beni ilk etapta irrite etti. Sohbetimiz devam ediyor, konu yemek menüsü ve saatleri. sabah 07:00’ da açılıyor okul. 08:30-09:00’ da kahvaltı servisi başlıyor. Kahvaltı da standart menünün yanında nesquickli süt veriyoruz dedi psikolog bayan.

İçimden geçirdim, sütün nesquicksiz olanını verseniz daha iyi olmaz mı?

Konu öğle yemeğine geçince, ben kızıma tavuk yedirmediğimi söyledim. Genç Psikolog’ da neleri yemiyorsa/nelere alerjisi var ise bize önceden bildirin ki biz de ona göre uygulayalım dedi. Tamam güzel bir davranış, zaten öyle olması gerekiyor. Tavuk varsa zaten yanında bir iki çeşit ayrı yemek var, onlardan yer dedi. Sonra akşamüstü menüsüne geldi sıra, kurabiye/kek/börek veriyoruz çocuklarımıza yanında da muhakkak kutu meyve suyu dedikten sonra ben de şimşekler çaktı. (bu arada keki kurabiyeyi kendileri mi pişiriyor, hazır gıda mı sormayı unuttum)

Ne kutu meyve suyumu mu, ben bile içmiyorum. Evimize girmez, onlar da katkı maddesi var dedikten sonra…

Kızınız içmez ise ona muadili başka bir şey verebiliriz, mesela süt. (ne kadar muadili değil mi) Bu arada kızım da süt yerine diğer arkadaşlarından görüp meyve suyu isterse durumu nasıl yönetiyorsunuz sorusuna cevap gelemedi.

Daha diğer konulara geçmeden aslında ben okulu kafamdan silmiştim, kutu meyve suyu veren okul belki yoktur, belki vardır bilemiyorum ama. Aylık faaliyet listesi bana biraz yavan geldi. Çocuklara çok fazla serbest oyun zamanı bıraktıklarını fark ettim. Ama bunun için tam bir kıyaslama yapamıyorum, diğer okulları da ziyaret ettikten sonra anlayacağım. Diğer konulara gelince Sevgili Müge’den alıntı yazarak devam ediyorum.

Çatışma Çözüm Yöntemi

Yuvaya başlanan 3- 3,5 yaşları ben’den biz’e geçişin yaşıdır. Bu eşikte bolca çatışma olması kaçınılmaz. Görüşmeye gittiğiniz okula çatışmaları nasıl çözüklerini sorun.’ Mola yöntemi, düşünme köşesi’ gibi şeyler duyuyorsanız mekânı hızla terk edin.

İdeal cevap, “Önce kendileri çözmeleri için onlara bırakıyoruz. Çözülemiyorsa da mağdur olana ve edene eşit ilgi göstererek hallediyoruz” gibi bir şey olmalı.

Bu konu ile ilgili örnek vererek sorduğum soruya şu şekilde cevap verdi Genç Psikolog: Önce kendilerini dinliyoruz, sorunu anlıyoruz. Sonra kendilerinin çözmelerini bekliyoruz, zaten hemen unutuyorlar oyuna devam ediyorlar şeklinde geldi cevap. Fena değil, tatmin edici.

Motivasyon Yöntemi

Gelişimleri açısından 3 ila 6 yaş arasındaki çocuklar asla yarıştırılmamalı, kendileri olmaya motive edilmeliler. Annenin aslında şart da görmediği en başarılı öğle uykusunu uyuyan, ya da tabağındakileri süpürmesi beklenmeyen çocuğun karşısında bulduğu yemeğini en güzel yiyen öğrencinin olduğu ortamlarda, çocuklar kendi iç motivasyonlarını kaybederler. Gülen surat çıkartmaları ya da yıldızlar, çocukları yarıştırdığı ve iç motivasyonun sesini bastırdığı için yanlış uygulamalardır.

Bu konu ile ilgili örnek vererek sorduğum soruya şu şekilde cevap verdi Genç Psikolog: Aslında önce ne sorduğumu anlamadı, ama günün öğrencisi var, günün başkanı var dedikten sonra ne dese onu dinlenemeyecektim.

Bahçe Kullanımı

Çocuğunun oksijen almasının yapacağı el işinden daha önemli olduğunu düşünen veli sorusu: Çocukların bahçe saatleri nasıl düzenleniyor? Hangi koşullarda dışarı çıkıyorlar?

Yanlış cevap: Hava soğuksa çıkarmıyoruz. Bu cevabı veren okulun yazın da sıcak diye çıkarmıyor olması muhtemel.  Sonra ilkbaharda alerjenler var, sonbaharda da çocukların üzerine yaprak düşer maazallah.

Şayet bahçe denebilecek bir alan varsa, doğru cevap “Sulu sulu yağarken hariç, çocukları her gün çıkarıyoruz” olmalı.

Yaz mevsiminde sabahtan çıkıyorlar ya da akşam üstü güneş yokken. Kışın ne yapıyorsunuz diye sorduğumda, soğuk ise çıkarmıyoruz dedi ve hemen aklıma Iraz Toroz Suman’ ın kötü hava koşulu yoktur, kötü giyim koşulu/şekli vardır lafı geldi. Bu konuda da puan alamadı okul maalesef.

Sınıfın Büyüklüğü ve Mevcudu

Mahalledeki her çocuğun bahçesi ağaçlık, hademesi sevgi dolu, müdürü tatlı sert tapılası, hocası bakkaldan paketi alınıp taşınılası yakın bölge okuluna gittiği zamanlarının yegane kriteri. Bak sen nelere geriledin… 

Metrekare başına sayı vermek isterdim sevgili anne, ama bu işte bir ortalama yok. Sınıfı görün, kişi sayısını sorun, ortamı hayal edin. Boğulacak gibi olduysanız kaçın. Nefes alabiliyorsanız üst limit ne, onu öğrenmeye çalışın. 

Öğrenmekte fayda olan bir diğer şey de, öğretmen sayısı. Çok öğretmen iyi anlamına gelmediği gibi, çok yetişkin gürültüsü anlamına gelebilir. 

Ancak 20 çocuklu bir sınıfta tek öğretmen de olmaz. Çocuklardan biri tuvalete gitmek isterse, içeridekilerle ilgilenen bir kişinin daha olması gerekir. Öz bakım önemli olduğundan ve bu dönemde çocuğun aldığı ‘Ay pis elleme’ gibi geribildirimlerin yetişkin hayatına sirayet etme gücü olduğundan, tuvalet temizliğine yardımcıların bakması da yanlış cevaptır. Tuvalete stajyer götürüyor cevabı alıyorsanız, kızıl ötesi bakın. Kurum stajyer öğretmen çalıştırmayı huy edinmiş mi, anlamaya çalışın.

Öğretmen sayısı yeterli idi, ama stajyer mi sorgulayamadım maalesef.

Beslenme

Yemek anaokulunda pişmeli. Nugget, çiko-bilumum-tella, kış ortası bezelye varsa, sorun vardır. Evde başka türlüsü olabilir, ama eğitim kurumunda bu işin doğrusu olmalı. Çocuğuma şunu-bunu yedirmeyin de diyemezsiniz, yoksunluk yaratır.

Bu konuda zaten puan alamadı, en başta anlatmıştım. Evet yemekler okulda pişiyor, yemekhane-mutfak tertemiz ama benim için yeterli olmadı. Gıcık bir anne olarak kıstaslarıma uymadı, ne yapayım.

Ağlamaya Gösterilen İlgi

Çocukların ağlamasına nasıl yaklaşıldığının önemi büyük. Bu soruya dikkatini dağıtıyoruz cevabı yanlış, nedenini anlamaya çalışıyoruz cevabı doğrudur.

Örnek ile neyi anlamak istediğimi açıkladım sanırım, ama artık Genç Psikolog’ un beni anladığından şüphem var. Neyse ki bu konuda yüzümü kara çıkarmadılar ama gerçekten başa gelir ise ne olur, nasıl davranırlar bilemem. Biraz “evet evet haklısınız, onu da yapıyoruz-bunu da yapıyoruz” diye görüşmeye dönmeye başladı.

Okulun yangın çıkışı yok bu arada, bahçeye açılan kapı yemekhane tarafında. Ben gittiğimde çocuklar yemekten yeni kalkmışlardı ve bahçe kapısı ardına kadar açıktı.

Tuvaletlerin temizliği, genel temizlik, düzen konusunda sorun görmedim.

Yemek sonrası genel temizlik yapıyordu çocuklar, el yıkama/tuvalet vs. Ama bir çocuk oyun odasında yerde halının üstünde uyuyordu. Onu orada öylece görünce şok oldum. Acaba öğretmen farkında mıydı? Hemen yemek sonrası mı uyudu yoksa yemek yemedi uyumaya mı gitti, konu biraz meçhul. Genç Psikolog hemen benim yanımda öğretmeni uyardı, yatırın dedi. Ama ben varım diye mi yoksa ???

İki sonuç var bu ziyaretim sonrası. Ben artık anaokulu seçiminde bir çömez değilim. Işık tutan kriterler dışında kendimin nelere dikkat ettiğini anladım. Diğer sonuç ise bu okul beni hayal kırıklığına uğrattı. Eve çok yakın olması sebebi ile uzaktan da olsa sıcak bakıyordum okula ama maalesef olmadı. Görüşmelerim devam edecek. Lütfen aklınıza gelen başka kriterler/uygulamalar olur ise bana yazın.


BU GÖNDERİ İÇİN YORUMLAR KAPALIDIR

INSTAGRAM
DOULANNESRA