BURADASINIZ

Başına buyruk ve inatçı bir kızım var…

Başına buyruk ve inatçı bir kızım var…

Kızım Derin 2.5 yaşında, bu aralar her şeyi ben yaparım edasında takılıyor.

Anladım ki insan oğlu büyümeye başladığını hissettiği anda her şeyi kendi kendine yapabileceğini sanıyor. Ergenlik de böyledir ya, ergen olunca her şeyi tek başımıza yapabileceğimizi sanır, bir havalara gireriz. Ama gerçek hayat öyle değildir.
Bu ergenliğin yaşı yok onu anladım. 2 yaş sendromu ile geliyor ve uzun bir süre devam ediyor. Hani diyorlar ya, o sendrom hiç bitmiyor. Gerçekten bitmeyecek. Ve gözüm korkmaya başladı.

Bu gece tüm ısrarlarıma rağmen kendisini salon koltuğunda tek başına uyumaktan alı koyamadım. Derin yeni eve taşındıktan bir iki-üç ay sonra uykuya dalma safhasını bizim yatakta yapmaya başladı. Bizim yatakta yanında ben uykuya dalıyor, sonra ben onu kendi yatağına alıyorum. Gece sık uyanmaz, uyansa bile sadece su içer yatar. Yani sanmayın tekrar bizim yatağa geri gelmek ister….

Bu aralar tekrar kendi yatağında yatması için çalışmalar yapıyorum ama maalesef henüz başarılı olamadım. Yani benim başarısızlığım ya da kendi inadı ve şımarıklığı. (Bazen acaba şımarık mı yetiştirmeye başladım diye düşünmüyor değilim)

Bu gece gene malum kendi yatağında yatması için gerekli çalışmaları yapıyorum, baktım ikna oldu. On dakika kadar kendi yatağında bir oraya bir buraya debelendi durdu.

Sonra bana git dedi, tam o sırada ben zilleri takıp oynayacaktım ki, baktım Derin’de kalkıyor.

“Nereye kızım” dedim.

“Salona” dedi.

Hayda!…

“Kızım salonda uyunmaz. ”

Gitti salonda yattı, beni de kovdu.

Şimdi tek başına uyumak istemesine sevinsem mi, yoksa hedefi ıskaladım, kendi yatağı yerine salondaki koltuğu tercih etmesine üzülsem mi?

Neyse yanına gittim ikna etmeye çalıştım. “Kızım salonda koltukta uyunmaz. Senin güzel tertemiz çarşaflı yatağın var, hem ayın da seni bekliyor” diye ikna etmeye çalışırken, baktım ikna oldu, tıpış tıpış odasına gitti, yattı.

Aradan beş dakika geçti, gene salonun yolunu tuttu.
Pes etmedim, gene aynı cümleleri kurdum, gene kalktı gitti odasına. Ben de çalışma odamda oturuyorum bu arada.
Sonra gene beş dakika sonra kalktı, gitti salona. Bu sefer çok sert ve ısrarcı bir şekilde bana “sen git” dedi.

Ben de bu sefer pes ettim, durdum valla. Gece gece kasmaya ne gerek var. Gitti salonda, uzun koltuğa kuruldu ve beş dakika içinde uykuya daldı.

Korkum, Fenerbahçe’nin maçı var, üst kat fanatik. (Babamız zaten fanatik, şu an dışarıda maçı seyrediyor) Üst kat açmış ses sistemini, bağıra çağıra maçı seyredip, zıplıyorlar. Bizim kız uyanır da korkarsa…. Allah’ım gol olmasın lütfen 🙂


  1. Utkan demiroz (baba)

    2 Mayıs

    2. Yari gol olmasin

INSTAGRAM
DOULANNESRA